Namazın Sessizliğinde Arapça Kelimelerin Kalbine Dokunan Bir Hikâye Kayseri’de yaşadığım eski apartmanın küçük balkonunda her akşam günlüğümü yazmayı alışkanlık haline getirmiştim. 25 yaşındaydım ve bazen bir gün içinde yaşadığım en küçük duyguyu bile birkaç sayfaya sığdırmaya çalışıyordum. Çünkü içimde birikenleri anlatmadığım zaman, sanki kalbimde ağır bir yük taşıyormuşum gibi hissediyordum. O gün günlüğümün başına oturduğumda elim uzun süre kaleme gitmedi. İçimde garip bir kırgınlık vardı. Son zamanlarda namaz konusunda bazı sorular kafamı çok meşgul ediyordu. İnsan bazen inandığı şeyleri daha iyi anlamak isterken içinde fırtınalar yaşayabiliyor. Ben de tam olarak böyle bir dönemdeydim. Bir yandan namazın huzurunu hissediyor, diğer yandan…
Yorum Bırak