Kuru Fasulye Islatma Suyuna Tuz Konur mu? Bilginin, Ahlakın ve Varlığın Tenceresi Bir filozof sabahın erken saatlerinde mutfağa girer. Önünde bir kase kuru fasulye vardır. Düşünür: “Kuru fasulye ıslatma suyuna tuz konur mu?” Basit bir mutfak sorusu gibi görünse de bu, aslında insanın doğayla, bilgiyle ve kendisiyle kurduğu ilişkinin özüdür. Bir fasulyeyi ıslatmak, bilginin doğasına, eylemin ahlakına ve varlığın sabrına dair derin bir metafordur. Epistemoloji: Bilmenin Tuzlu Sınırı Epistemoloji, yani bilginin ne olduğu ve nasıl elde edildiği üzerine düşünürken, tenceredeki suyun bile bir bilgi alanı olduğunu fark ederiz. Fasulye ıslatma suyuna tuz koymak, aslında bilginin sınırını test etmektir. Bazı ustalar…
8 YorumAnı Yakalayan Hikayeler Yazılar
Hızlı ve Öfkeli Ne Anlatıyor? Tarihsel Bir Analiz Geçmişi anlamak, bugünümüzü daha net görebilmek için önemli bir adımdır. Bugünün dünyasında yaşayan bir tarihçi olarak, sadece eski çağları değil, aynı zamanda kültürel ve toplumsal dinamikleri de incelemek gerekir. Bu bağlamda, popüler kültürün önemli bir parçası olan “Hızlı ve Öfkeli” (Fast & Furious) serisini, tarihsel süreçler, kırılma noktaları ve toplumsal dönüşümler ışığında anlamak oldukça ilginç bir yolculuğa çıkarıyor. Film serisi, sadece aksiyon sahneleri ve araba yarışlarıyla değil, aynı zamanda toplumsal değişimlerle de ilişkilidir. Peki, Hızlı ve Öfkeli ne anlatıyor? Bu soruyu, tarihsel bağlam ve toplumsal dönüşüm çerçevesinde keşfetmeye çalışalım. Hızlı ve Öfkeli:…
Yorum BırakHidatik Kist İyileşir Mi? Felsefi Bir Bakış Bir Filozofun Bakışıyla Başlangıç İnsanın doğası üzerine düşündüğümüzde, yaşamın anlamı ve ölümün kaçınılmazlığı gibi sorular bizi sıklıkla düşündürür. Ancak, sağlık ve hastalık da insana dair temel meselelerden biridir. Hidatik kist, bir parazit enfeksiyonunun sonucu olarak ortaya çıkar ve genellikle insan vücudunda ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Peki, bu hastalık iyileşir mi? Tıbbi bir bakış açısı, kesin tedavi yolları ve müdahale biçimleri sunarken, felsefi bir bakış açısı bu soruyu çok daha derin bir düzeyde tartışmaya açabilir. Etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden “Hidatik kist iyileşir mi?” sorusuna yaklaşıldığında, yalnızca hastalığın fiziksel iyileşmesi değil, aynı zamanda…
Yorum BırakHeykel Türleri Nelerdir? Psikolojik Bir Perspektiften İnceleme Bir Psikologun Gözünden Heykelin Derinlikleri İnsan davranışlarını incelemek, bireylerin içsel dünyalarındaki katmanları anlamak her zaman büyüleyici olmuştur. Psikolojik açıdan baktığımda, heykel sanatı da insanın duygusal, bilişsel ve toplumsal deneyimlerinin bir yansıması olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir heykel, bir sanatçının iç dünyasındaki bir ifadenin somutlaşmış halidir; tıpkı insanların ruh hallerinin, düşüncelerinin ve toplumsal kimliklerinin dışa vurumu gibi. Heykel türleri, bu bağlamda sadece estetik değer taşıyan objeler değil, aynı zamanda insan davranışları, duygusal durumlar ve toplumsal roller hakkında derin ipuçları sunar. Peki, heykeller neden var? Neden insanların, taş ya da metal gibi sert materyallere şekil vererek…
Yorum BırakAşırı Heyecana Ne İyi Gelir? Geçmişten Günümüze Bir Bakış Bir tarihçi olarak, geçmişi anlamak ve bu bilgileri günümüzle bağdaştırmak, insan davranışlarının evrimini görmek adına her zaman derin bir anlam taşır. İnsanlık tarihindeki kırılma noktaları, toplumsal dönüşümler ve bireylerin içsel dünyalarında yaşadıkları heyecanlar arasındaki bağlantıları keşfetmek, zamanın ötesine geçmek anlamına gelir. Aşırı heyecan, sadece modern dünyada karşılaşılan bir sorun değil; tarih boyunca birçok toplumsal ve bireysel değişimin, stresin ve belirsizliğin bir yansıması olmuştur. Peki, aşırı heyecana ne iyi gelir? Bu sorunun cevabı, hem bireysel hem de toplumsal bağlamda farklılıklar gösteriyor. Geçmişte, bireyler için heyecanı yönetmek, çoğu zaman toplumsal normlara, ritüellere ve…
Yorum BırakHelenistik Dönem Ne Zamandır? Geçmişle Bugün Arasında Bir Tarihçinin Yolculuğu Bir tarihçi olarak geçmişi yalnızca hatırlamak için değil, anlamak ve onunla bugün arasında bağ kurmak için incelerim. Tarih, sadece kronolojik olayların sıralanması değil; insanların düşünme biçimlerinin, güç ilişkilerinin ve toplumsal dönüşümlerin hikâyesidir. İşte bu bağlamda Helenistik Dönem, insanlığın en dinamik entelektüel ve kültürel evrelerinden birini temsil eder. Peki, Helenistik dönem ne zamandır? sorusuna basit bir tarih aralığıyla yanıt vermek mümkün olsa da, bu dönemin anlamı o tarihlerden çok daha derindir. Çünkü bu dönem, doğu ile batının, akıl ile inancın ve kültür ile iktidarın kesiştiği bir çağdır. Helenistik Dönemin Başlangıcı: Bir…
Yorum BırakSosyal Hareketlilik Nedir, Tarihi Nasıl Şekillenmiştir? Farklı Bakışların Çatıştığı Bir Hikâye Toplumsal merdiven her zaman yukarı çıkılmaz; bazen de dengede kalmak için yeniden tanımlanır. Kabul edelim, “sosyal hareketlilik” denince herkesin aklında farklı bir tablo canlanır. Kimisi rakamlarla konuşur, kimisi hikâyelerle. Kimi için bu kavram ekonomik göstergelerden ibarettir, kimisi için ise toplumsal eşitsizlikle yüzleşmenin bir yoludur. Ben bugün bu konuyu, farklı bakışların merceğinden – veriye inanan erkekler ve duygusal sezgileriyle toplumu okuyan kadınlar – arasında geçen sessiz bir tartışma gibi ele almak istiyorum. Çünkü sosyal hareketliliğin tarihi, aslında bu iki yaklaşımın birbirine dokunduğu yerde anlam kazanıyor. Sosyal Hareketlilik Nedir? Bir Toplumun…
Yorum BırakKaynakların Kırılgan Dengesi: Güve Gelmemesi İçin Ne Yapmak Lazım? Bir ekonomist olarak bazen en karmaşık piyasa analizlerinden çok, evdeki bir un çuvalı bana daha fazla düşündürür. Rafın köşesinde beliren küçücük bir “güve”, aslında ekonomik düzenin derinlerine dair güçlü bir metafordur. Çünkü ekonomi, tıpkı bir mutfak dolabı gibi, kaynakların sınırlılığı ve seçimlerin sonuçları üzerine kuruludur. “Güve gelmemesi için ne yapmak lazım?” sorusu, yalnızca gıda saklama yöntemlerini değil, ekonomik istikrarı, bireysel karar alma süreçlerini ve toplumsal refahın korunmasını da anlatır. Kaynakların İsrafı: Mikro Ekonomiden Dolap Rafına Ekonomide temel bir ilke vardır: Kıt kaynaklarla sonsuz ihtiyaçları karşılamak. Güveler, bu dengenin bozulduğunun küçük ama…
Yorum BırakDate Günleri Ne Demek? Felsefi Bir Bakış Açısıyla İnceleme Felsefi Bir Bakış: Zamanın ve Anın Derinliklerine Yolculuk Zaman, insanoğlunun en çok merak ettiği, bir o kadar da anlamını sürekli aradığı kavramlardan biridir. Yunan filozoflarından Herakleitos’un, “Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz” sözü, zamanın akışını ve her şeyin değişimini simgeler. Ancak, bu akış içerisinde bir anın nasıl bu kadar değerli ve anlamlı olduğunu düşündüğümüzde, günlerin birbirine eklenen sıradan birer birimden öte olduğu gerçeğiyle karşılaşırız. Günümüzde bu sıradanlık, “Date Günleri” adı verilen bir kavramda şekillenir. Ancak, bu terim sadece takvim yapraklarının birer birim olarak sıralanmasından daha fazlasını ifade eder. Peki, “Date günleri” ne…
Yorum BırakKaptan-ı Derya’nın Diğer Adı Nedir? Kapudan Paşa’dan Dijital Okyanusların Liderine En yaygın “diğer adı”: Kapudan Paşa (modern Türkçe: Kaptan Paşa). Erken dönem metinlerde “Derya Beyi” ve “Reis Kapudan” gibi kullanımlar da görülür. Şu soruyla başladım ve bırakamadım: “Kaptan-ı Derya’nın diğer adı nedir?” Basit bir bilgi gibi duruyor ama peşine takılınca bir unvandan çok daha fazlasını açığa çıkarıyor: imparatorluğun deniz stratejisinden bugünün mavi ekonomi vizyonuna, hatta yarının otonom filolarına uzanan bir çizgi… Gel, birlikte bu çizgiyi takip edelim. — Köken: Kaptan-ı Derya mı, Kapudan Paşa mı? Kaptan-ı Derya, Osmanlı donanmasının en yüksek rütbeli komutanıydı; bugünkü ifadeyle “başamiral/grand admiral”. Osmanlı kaynaklarında bu…
Yorum Bırak