Oktem Ne Demek? – İzmirli Bir Gençten Mizahi Bir Bakış
Herkesin Bir “Oktem”i Vardır
Günlük hayatın koşturmacasında bazen kelimeler kaybolur, bazen de öyle bir şekilde kullanılır ki, anlamları değişir, başkalaşır. İşte “Oktem” de tam böyle bir kelime. Yani “Oktem” ne demek? Kısaca, aslında tam olarak hiçbir şey demek değil ama insanın içinde bir şeyler uyandıran, karmaşık ve eğlenceli bir anlam taşıyor. Aslında İzmirli bir genç olarak hayatı anlamaya çalışırken fark ettim ki, Oktem de bana bir nevi “kimlik” oldu. Gelin, bu kelimeyi tam anlamıyla çözmeye çalışırken eğlenceli bir yolculuğa çıkalım.
—
Oktem: İzmir’de Bir Espri, Bir Yaşam Tarzı
İzmir’de yaşayan, sürekli espri yapan ve bir yandan da her şeyin altında bir derin anlam arayan biri olarak, “Oktem” kelimesi bana hem komik hem de gizemli geliyor. Durup dururken, bir arkadaşımın ismi, bir takma ad, ya da bir şaka değil, daha çok bir yaşama biçimi gibi. Şimdi düşünün, bir an önce bir kafeye gidiyorsunuz. Arkadaşınız size bir şey anlatmaya çalışıyor ama kafede bir başka grup arkadaşınızda esprili bir şekilde “Oktem”den bahsediyor. O an içinde olduğunuz ortamı tam kavrayamıyorsunuz. Birisi size bakıyor, diğeri güldürmek için bir şey söylüyor ama tam anlamadığınız bir espri giriyor. O an “Oktem” devreye giriyor.
Düşünsenize, izlediğiniz bir komedide başrol oyuncusu Oktem olsun. Hemen sormak istersiniz; “Bu adam kim?” ama biraz daha derine inmeden, yanınızdaki arkadaşınız bu isimden keyif alıyordur. Herkesin bildiği, güldüğü ve komik bulduğu bir şey. Peki, neden? Çünkü Oktem, içi biraz karışık ama herkesin eğlenceli bir şekilde karıştığı bir şey!
—
Oktem: Bir Başka Dünya, Bir Başka Zihin
Bir sabah, İzmir’in meşhur güneşi tam içeriye vurmuşken, okuduğum bir “Oktem” şakasına denk geldim. Gülme krizine gireceğimi düşündüm, ama sonra fark ettim ki bu bir tür entelektüel komediymiş! Tabii ki, kimse bu kadar derin düşünmüyordu ama ben, içten içe her şeye anlam yüklemeye alışkın olduğum için derin bir bakış açısıyla değerlendiriyordum. Oktem’in tınısı, aslında daha önce bahsettiğim şehri yansıtıyor: Eğlenceli, renkli, ama bir o kadar da kaygan.
Bir arkadaşımla yürüyüşe çıkmıştık ve bir anda “Oktem”i konuşmaya başladık. O kadar çok espri yapıyorduk ki, Oktem her geçen dakikada daha da gizemli hale geliyordu. Hani bazı arkadaşlar vardır ya, sürekli espri yapar ama aslında her söyledikleri bir soruya dönüşür. “Oktem” de tam olarak böyle bir şeydi. Gülüyorduk, ama ne kadar derine gitseniz, içindeki anlam da o kadar karmaşıklaşır.
—
Oktem’in Anlamını Çözmek: Kısa Bir Diyalog
Ben: “Peki, bana bir açıklama yapar mısın? Oktem tam olarak ne demek?”
Arkadaşım: “Haa, işte… Hadi, düşündün mü?”
Ben: “Düşündüm, ama bir yandan da hiçbir şey anlamıyorum.”
Arkadaşım: “Bunun cevabı yok ki zaten! O, böyle işte… Bizim dünyamızda yer eden bir şey. Eğlenceli, anlamlı ve bir o kadar da boş!”
Ben: “Açıkçası, bu kadar karmaşık bir cevaba hazırlıklı değildim!”
Arkadaşım: “Bazen en derin anlamlar, en boş kelimelerle açıklanır!”
İşte bu diyalogda olduğu gibi, “Oktem” kelimesinin anlamını tam çözmek imkansız. Ama bu, beni durdurmadı! Bu kelimeye yeni bir bakış açısı eklemem gerektiğini hissettim. Gerçekten de “Oktem” boş değil. Bir anlam taşıyor, ama o anlam bazen öyle karmaşık ki, bir kelimenin içinde o kadar çok şey gizli ki, ne zaman çözmeye çalışsanız, daha fazla soru yaratıyor.
—
Oktem ve Sosyal Hayat: Bir İzmirli’nin Duygu Durumu
Şimdi biraz daha gerçek dünyaya dönelim. İzmir’de yaşam, bazı şeylerin tam olarak anlamını bulamamak üzerine kurulu bir yer. İnsanlar kafe köşelerinde, çimenlerin üstünde ya da çarşıda dolaşırken bir şeylere gülümsüyorlar. Bazen bu gülümsemenin altında, “Oktem”in kaybolmuş anlamını arama çabası yatıyor olabilir. Yani, belki de hayatın anlamı bu kadar karmaşık değil. Belki de sadece gülüp geçmek lazım.
—
Oktem’in Felsefi Tarafı: Derin Düşünceler
Bir gün akşamüstü, bir kafede arkadaşlarla otururken birdenbire derin bir felsefi sohbete daldık. Başlangıç noktamız ise tabii ki “Oktem”di. Tüm sohbet “Oktem ne demek?” sorusuyla başladı. Bir arkadaşım, “Oktem, aslında hayatın karmaşıklığını simgeliyor!” dedi. Diğerimiz de ekledi: “Ama sadece bu kadar basit bir kelime bile bu kadar karmaşık olabilir mi?” Tam o an, kafede kahvemi yudumlarken “Oktem” kelimesinin, aslında İzmir’in sokaklarını arşınlarken sıkça karşılaşılan karmaşık ama eğlenceli durumları tam anlamıyla yansıttığını düşündüm.
Bazen bir kelime ne kadar basit olursa, taşıdığı anlam da o kadar derinleşir. Oktem, işte tam böyle bir şey. Bir yandan gayet sıradan, ama diğer yandan içinde bir sürü anlam barındırıyor. Sadece içinde yaşadığın toplumu yansıtmakla kalmıyor, aynı zamanda içsel dünyandaki her duyguyu da kapsıyor.
—
Oktem’i Sevmek: Hayatı Ciddiye Almamak
Oktem demek, bazen her şeyin komik tarafını görmek demek. Bir İzmirli olarak, bazen tüm karmaşık düşünceler arasında kaybolmuşken bile gülümsemek gerektiğini fark ettim. Bir arkadaşımın “Oktem” esprisinden sonra tüm dünya bir anda anlam kazanıyor, her şeyin daha hafif ve eğlenceli olduğunu düşünüyorum.
Öyle ya da böyle, “Oktem”in asıl anlamı belki de hayatı çok fazla ciddiye almamak. Çünkü, hayat zaten karmaşık, derin ve bilinmezliklerle dolu. Ama bu, her anın tadını çıkaramayacağımız anlamına gelmez. Kim bilir, belki de Oktem, her şeyin farkında olmak yerine, bazen sadece gülüp geçmekte bir sakınca olmadığını hatırlatıyor.